Kağıt mendili, kumaş mendil gibi günlerce buruşuk şekilde cebinde taşır.
Rüzgarlı havada küller uçmasın diye küllüğe su koyar.
Serçe parmağını kulağına sokup iyice sallayarak karıştırır.
Ancak bir Türk gazete bulmacasın hepı başkalarına sora sora çözebilme becerisini gösterip, kendisi çözdü diye sevinir.
Sakal traşı olduktan sonra kanayan yerlere küçük kağıtlar yapıştırır.
Soba borusu aktığında yoğurt kaplarını telle soba borusuna bağlar.
Diş fırçasıyla dişlerini fırçalamayıpta saçını boyayan birini görürseniz, o saçlarını seven bir Türk'tür.
Konuşma yeteneği olan hayvanlara ilk olarak küfür etmesini öğretir.
Çoraplarının kirlenip kirlenmediğini burnuna götürerek kısa süreli bir koklamayla anlayan, temizliğine düşkün bir Türk'tür.
Daha birinci telefon zili çaldığında telefonun başına dikilir ama açmak için ikinciyi bekler.
Kürdanla dişini karıştırdıktan sora çıkarıp bakar sonra yeniden ağzına sokar.
Cebinden çıkardığı paraların en eskisini özenle bulduktan sora para üstünü verir.
Evinde bulunan saksıların dibini kül tablası olarak kullanır.
İşinde iyi olan birisini överken hakaretle iltifat eden bir Türk'ten başkası olamaz.( Şerefsizin oğlu ne güzel yapmış be kardeşim helal olsun)
Yemeğin etini en sona bırakır.
Dingildeyen bir masanın ayağının altına kağıt sıkıştırma fikri bir Türk'ündür.
Plastik yoğurt kabını saksı yapar.
Uçakta bulunan tanıdıklarına uçak havalandıktan sora görmeyeceğini bildiği halde el sallar.
Desenlerini çok beğenerek aldığı bir mobilyanın üstünü başka bir örtü ile örter.
Tüp kaçırıyormu kaçırmıyormu diye kibrit yakıp kontrol eder.






Bu Konuyu Paylaşın !