-
Türkiye'siz NATO önerisi
Wall Street Journal'da yayımlanan bir makalede Türkiye'nin NATO üyeliği sorgulandı
Batı basınında Türkiye'nin "eksen kayması" na ilişkin savlar yoğunlaşırken Wall Street Journal tarafından yayınlanan "Türkiye'siz bir NATO?" başlıklı bir makalede "Ankara'nın dramatik siyasi dönüşümünün, NATO'nun temel değerleriyle tutarlı olmadığı" öne sürüldü. Makalede "NATO'nun Türkiye'de en kötü senaryoya ilişkin düşünmeye başlaması zamanı geldi. Çünkü, giderek İslamlaşan devlet NATO ortağı olmayı sürdürürse de Türkiye, güvenilmez bir ortak olacak gibi görünüyor" iddiası öne sürüldü. ABD'nin borsa ve finansal çevreleri gazetesi Wall Street Journal, "Türkiye'siz bir NATO?" başlıklı bir makale yayımladı. ABD'nin önde gelen düşünce kuruluşlarından Washington Enstitüsü'nün Arap Siyaseti Programı Direktörü David Schenker'in imzasını taşıyan makalede Türkiye'nin NATO üyeliği sorgulandı. Türk hükümetinin Suriye ve İran'ya daha yakınlaşırken İsrail ile ile tatbikatın iptal edilmesine dikkat çekildiği makalede AKP hükümetinin, yurt içinde vergi cezalarıyla "laik medyayı batırmaya çalıştığı", siyasi muhaliflerini "hükümeti devirme suçlamaları" ile hedef aldığı savunuldu.
"DRAMATİK DÖNÜŞÜM İTTİFAKIN TEMEL DEĞERLERİNE AYKIRI"
"Ankara'nın dramatik siyasi dönüşümü, ittifakın temel değerleri ile tutarlı gibi görünmüyor" savına da yer verilen makalede "Ankara'nın siyaseti dönüşümden geçerken Türkiye'nin siyasi olarak zor NATO misyonlarını yere getirme isteği de azalabilir. Bu da, "kolektif savunma'ya olan bağılığının sorgulanmasına yol açabilir" görüşü de dile getirildi. Türk askerlerinin Afganistan'a konuşlanmasına karşın Ankara'nın, NATO'nun, Rusya'nın Batıya doğru, Letonya veya Litvanya'da baskısına karşı koyma çabalarını destekleyip desteklemeyeceğinin belli olmadığı öne sürülen makalede Türkiye'nin, "Rusya'nın Gürcistan' işgaline ilişkin tutumu"na dikkat çekildikten sonra"Türkiye'nin Baltik devletlerinde eğitim misyonlarını kabul etmesi bile pek olası görünmüyor" denildi. WSJ'daki makalede Türk ordusu Batı yanlısı tavrının değişmese de son 10 yılda siyasetçiler ile Genelkurmay arasındaki dinamikler değiştiği de savunularak, "Bugün Türk askerleri, Mustafa Kemal Atatürk tarafında 1900 yıllarının başlarında kurulan laik, demokratik ve Batı yanlısı cumhuriyetin baltalanmasını seyretmekten başka pek bir şey yapamıyor" yorumu da yapıldı.
"İTTİFAK KARAR VERME NOKTASINA GELECEK"
Makale şu sözlerle devam etti: "Türkiye'nin, NATO'dan dışlanması için henüz çok erken ama çok uzak olmayan bir gelecekte ittifak bir karar verme noktasına gelecek. 2014 yılında NATO'nun sonraki nesil savaş uçağı Müştere Saldırı Uçağı teslim edilecek. Türk politikalarının yönü dikkate alınırsa Ankara'daki İslamcı hükümetin, çok ileri teknoloji konusunda güvenilip güvenilmeyeceğine ilişkin ciddi sorular sorulmalı. NATO'nun Türkiye'de en kötü senaryo konusunda düşünmeye başlaması zamanı geldi. Çünkü, giderek İslamlaşan devlet, NATO ortağı olmayı sürdürürse de, Türkiye, güvenilmez bir ortak olacak. 1930 yıllarından bu yana ülke, Ortadoğu'da bir modernizasyon ve ılımlılık modeli oldu. Ancak, kayda değer bir politika değişimi olmadıkça, Batı'nın Türkiye'yi kaybettiği gibi görünüyor. Eğer bu gerçekleşirse, 1979 yılındaki İran'daki İslam Devrimi'nden bu yana bölgede en dramatik gelişme olur."
ANKA
Türkiye NATO’dan çıkartılabilir mi?
BATI’DAN UZAKLAŞMA İDDİALARI
Türkiye’nin, bütün ülkelerle arasındaki problemleri çözerek, siyasi ve ticari ilişkilerini artırması sebebiyle, bazı çevreler “Türkiye Batı’dan uzaklaşıyor” gibi saçma iddialar ortaya atıyor. Başbakan Erdoğan’ın Rusya Başbakanı Putin ile zaman zaman bir araya gelmesi de benzer eleştirilere yol açıyor. Davos’taki Erdoğan-Putin görüşmesinde Babacan da hazır bulunmuştu.
Yaz aylarından itibaren hız kazanan Türkiye karşıtı lobi yabancı basın organlarında boy göstermeye devam ediyor. Türkiye’nin bölgesinde izlediği diplomasiden rahatsız olanların eleştirilerinin dozunun giderek artacağı değerlendirmesini daha önce yapmıştım. Ama eleştirilerin boyutlarının “saçmalık” mertebesine ulaşacağını doğrusu tahmin edememiştim. “Türkiye’yi, Batı’dan uzaklaşıp, İran ve Suriye’ye yakınlaşmakla” itham edenler, “İsrail’e ilişkilere mesafe konulmasının Batı’nın çıkarlarına aykırı olduğunu” söyleyenler, “Rusya’yla bu kadar kapsamlı bir ekonomik iş birliği yapılmasının Washington tarafından endişeyle izlendiğini” söyleyenler vardı. Bu kez, “Türkiye’nin Batı’dan uzaklaştığı, hatta Batı’nın düşmanlarıyla beraber olduğu, böyle bir ülkenin NATO üyeliğinin sorgulanmaya açılması gerektiği” şeklinde bir düşünce yavaş yavaş olgunlaştırılmaya başlandı.
GÖRÜŞ AYRILIKLARI
Kuşkusuz, “böyle saçmalık olur mu? Türkiye 1952’den beri NATO’nun üyesi. İttifak’a, Kosova’dan Afganistan’a; Aden Körfezi’nden Bosna’ya çok büyük katkılar sağlıyor. Kimsenin gücü Türkiye’yi NATO’dan çıkartmaya yetmez” diyenleriniz çoğunluktadır. NATO’yu kuran Kuzey Atlantik Antlaşması’nda üyelikten çıkarma ya da üyeliğin askıya alınması gibi bir düzenleme yapılmadığından, zaten teknik olarak da, Türkiye’nin İttifak’ın dışına itilmesi mümkün değil. Türkiye’nin NATO üyeliğini sorgulamaya açmaya çalışanlar da bu durumu pekâlâ biliyorlar. Maksat, Ankara’yı NATO’dan çıkartmak değil, “Batı çıkarlarını rahatsız ettiği” söylenen dış politika açılımlarından vazgeçmesini sağlamak. Bunların başında da İsrail ve İran’la olan ilişkiler geliyor.
Nitekim “NATO’dan çıkarılma” saçmalığını gündeme getiren David Schenker’in çalıştığı kurum olan Washington Enstitüsü, ABD’deki İsrail lobisine ve sekiz yıl boyunca dünyanın başına bela olan Yeni Muhafazakâr politikacılara ve bürokratlara yakınlığıyla biliniyor. Bu “think tank” bünyesinde hazırlanan ve zaman zaman basınımızda da yer alan Türkiye ile ilgili rapor ve makaleleri dikkatli bir analize tabi tuttuğumuzda, istisnasız tüm yayınların tutucu İsrail Sağ’ı ve Amerikan Yeni Muhafazakârlarının düşünceleriyle bire bir örtüştüğünü görmek bizi şaşırtmadı. Önceki yıllarda Türk siyasetçilerinin ve devlet adamlarının Washington’a yaptıkları ziyaretlerde bir konuşma yapmak için mutlaka uğradıkları yerler arasında yer alan bu kuruluşun artık bu türden üst düzey ziyaretçilerinin olmaması, biraz da niteliğinin ve misyonunun ortaya çıkmasıyla ilgili.
Tüm NATO üyelerinin, dünyadaki tüm gelişmelerle ilgili olarak tek tip bir görüşe sahip olduklarını söylemek imkânsız. Kurulduğu günden bu yana İttifak’ın üyeleri arasında, zaman zaman çatlamalara yol açan derin görüş ayrılıkları ortaya çıkmıştı. Fransa Devlet Başkanı Charles de Gaulle, nükleer konularda ABD’nin güdümüne girmemek için ülkesini 1966’da İttifak’ın askeri kanadından çıkartmıştı. 1999’da Kosova operasyonu sırasında Yunanistan, kendi hava sahasını Belgrad’ı bombalayan NATO uçaklarına kullandırtmamıştı. 2003’teki Irak harekâtına Fransa ve Almanya destek vermezken, İspanya, Polonya ve İngiltere ABD’yle birlikte “İstekliler Koalisyonu”nun içinde yer almışlardı. Jacques Chirac’la George W. Bush arasındaki gerilim bir nevi restleşmeye dönüşmüş ama kimse Fransa’yı NATO’dan çıkartmayı önermemişti.
KIBRIS VE FÜZELER
Türkiye de, tıpkı birçok başka ülke gibi, İttifak’ın politikalarına ilişkin kendine özgü görüşlerini NATO platformlarında dile getiriyor. Bazen kendi ulusal çıkarları gerektirdiği için, diğer tüm üyelerin görüş birliği ettiği konularda bile direnebiliyor. Mesela, AB üyesi NATO müttefiklerinin yıllardır sürdürdüğü Kıbrıs Rum Kesimi’ni, NATO imkân ve kabiliyetlerinin kullanıldığı Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası (AGSP) operasyonlarına dâhil etme yönündeki ısrarlı girişimlerine, Ankara da aynı derecede ısrarlı biçimde karşı çıkıyor. Ada’da iki tarafça da onaylanan adil bir çözüm olmadan buna izin vermeyeceğini dile getiriyor.
İkinci bir görüş farklılığı, Polonya ve Çek Cumhuriyeti’ne yerleştirilmekten vazgeçilen Amerikan füzelerinin, “NATO ülkelerinin savunulması” konsepti içine sokularak Türkiye’ye yerleştirilmek istenmesi üzerine ortaya çıktı. Türkiye, kimi kimden koruyacağı pek belli olmayan ve Rusya’nın büyük tepkisini çeken söz konusu füzelerin kendi topraklarına yerleştirilmesine sıcak bakmıyor. Türkiye’ye yerleştirilen Jüpiter füzeleri dolayısıyla çıkan 1962’deki Küba Krizi sırasında en yakın müttefikinin kendisini nasıl yüzüstü bıraktığı hâlâ hafızalardayken, Ankara’nın meseleye bu kadar temkinli yaklaşmasını da anlayışla karşılamak gerekiyor.
Üçüncü olarak, İsrail’in, Türkiye’nin isteğiyle Akdeniz’deki bir NATO tatbikatının dışında bırakılması da, NATO müttefikleriyle yaşanan bir ayrışma olarak takdim ediliyor. Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilerde yaşanan gerilimin bir parçası olarak değerlendirilebilecek bu hususu, Türkiye ile NATO arasında derin bir çatışma unsuruymuş gibi algılamak yanlış. Türkiye’yi bundan dolayı suçlayanlar, geçen hafta ABD’yi ziyaret eden İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile -bugüne kadarki tüm gelenekleri altüst edip- basın önünde ikili bir fotoğraf bile çektirmeyen ABD Başkanı Barack Obama’nın tutumunu acaba neden eleştiremiyorlar?
AFGANİSTAN KONUSU
Afganistan’da devam etmekte olan NATO operasyonuyla ilgili olarak da Türkiye ABD, İngiltere, Fransa ve Almanya gibi müttefiklerinden ayrı bir görüşü savunuyor. Afganistan’daki asker sayısının artırılmasıyla bu ülkede huzur ve istikrarın sağlanması arasında doğrusal bir ilişki kurulamayacağını her zaman vurgulayan Türkiye’nin görüşlerine dolaylı yoldan bir destek geçen hafta içinde ABD’nin Kabil’deki büyükelçisinden geldi. Afgan halkının desteğini kazanmanın yolu bu ülkeye daha fazla asker sevk etmekten geçmiyor.
Yukarıdakilere benzer görüş farklılıklarının sayısını artırmak mümkün. NATO konularından az çok anlayan hiçbir ciddi akademisyen veya düşünce kuruluşu uzmanı bu görüş ayrılıklarını abartıp, konuyu “Türkiye’nin NATO’dan çıkartılması” mertebesine taşımazken, lobilerin güdümündeki ve mali yapıları itibariyle nereye bağımlı oldukları apaçık ortada olan birtakım kuruluşlarının, sığ değerlendirmeler yaparak Türkiye’yi köşeye sıkıştırmaya çalışmaları, “üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek” çabası olarak nitelendirilebilir.
http://www.turkiyegazetesi.com/haber...haberid=424941SuperZheraSuperZhera
Bu Konu İçin Etiketler
Yetkileriniz
- Konu açma yetkiniz yok.
- Cevap yazma yetkiniz yok.
- Eklenti yükleme yetkiniz yok.
- Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
-
Forum Kuralları
Yenitayfa Messenger
Bu Konuyu Paylaşın !