-
Tayfa
- Rep Puanı
- 0
Tüketim Toplumu Türkiye! - Orhan Efe Özdemir
Tüketim toplumu, sürekli olarak tüketime yönlendirilen, tüketimcilik(consumerism) akımının ürünü olan bir toplumdur.[1]
Sermaye sahipleri(büyük şirketler) , bir toplumu sömürmek ve daha fazla para kazanmak için onu tüketimciliğe alıştırır.
Tüketimi olağanüstü bir olay gibi gösterir, halkın parasını emer.
Yani sağ gösterip sol vurur!
Peki, bu büyük şirketler bir toplumu nasıl tüketim toplumu haline getirir?
**
Kapitalizmin büyük şirketleri, insanları tüketime yönlendirmek için birçok araç kullanır.
Televizyonlar, dergiler, boy boy reklamlar…
Bunların hepsi halkın sürekli tüketmesi için yürütülen kampanyanın birer aracıdır.
Örneğin, TV’de izlediğimiz reklamlara bir bakalım.
Her ne kadar hepsinde farklı ürünler tanıtılsa da, hepsinin toplumun bilinçaltına verdiği mesaj aynıdır:
Tüketin! Çünkü tüketirseniz varsınız, güzel markalar kullanırsanız değerlisiniz. Ancak o zaman bir erkek ya da kadın sizi beğenir! Tüketmek sizi mutlu eder!
Gördüğünüz gibi hepsi insanları para harcamaya teşvik etmek için kullanılıyor.
Televizyonlardaki reklamlarda tüketmenin ne kadar kolay olduğu ve ancak tüketirsek değerli olduğumuz yalanı sürekli topluma aşılanıyor.
Böylece toplum para harcarken kendini değerli sanıyor, oysa asıl değer kazanan kapitalizmin tepesindeki büyük şirketler ve patronlar oluyor.
**
Tüketim toplumunun yarattığı olumsuz etkiyi ise zenginler değil, yoksulluk sınırının altında yaşayan aileler hissediyor.
ABC News’e göre, ABD’de, kredi kart borçları son bir yıl içinde yüzde 154 artış göstermiş.[2]
Türkiye’de ise bu artış yüzde 91’e varıyor.[3]
Bu borçların neredeyse tamamı yoksulluk sınıfının altında yaşayan ailelere aittir.
Bu ciddi bir sorundur, yüzde 91 artış çok vahimdir.
**
Peki, biz ne yapıyoruz bu durum karşısında?
Marka kullanmazsak, giyinmezsek değersiz olacağımızdan ve gösteriş merakımızdan aldığımız paraları kredi kartlarına yatırıyoruz, sonra ise kredi kartı borcu diye yakınıyoruz!
Televizyondaki reklamların güzelliğine aldanıp para harcıyoruz, üstelik daha çok ihtiyacımız olmayan şeyler para yatırıyoruz!
**
Şimdi soruyorum:
Sizce bu yüzde 91’lik artışa sebep olan borçların hepsi gerçekten ihtiyacımız olan şeyler için miydi?
Hiç eve geldiğinizde bunu niye aldım dediniz mi?
Bir şeyi almanıza rağmen hiç kullanmadığınız oldu mu?
**
İşte bu soruların cevabı toplumun neredeyse tamamında aynı dostlarım.
Yapılması gereken gösteriş ve marka meraklılığından ayrılmaktır.
Çünkü gösteriş ne kültürümüzde, ne inancımızda vardır.
İhtiyacımız olanı almalıyız, renkli ve yalan dolu televizyon reklamlarına kanmamalıyız, çünkü biz kaybederken sistem kazanmaktadır.
Emeğimizle kazandığımız para günler içinde bitiyor, sonra borçlara sarılıyoruz.
Denize düşüp yılana, yani kredi kartına sarılıyoruz.
Battıkça batıyoruz. Batarken bile tüketiyoruz.
Sizce de artık tüketimi biraz sınırlamanın zamanı gelmedi mi?
1 – Wikipedia English
2 – Jeff Maher , ABC News 10
3- www.imc-tv.com
http://orhanefeozdemir.com.tr/tuketim-toplumu-turkiye/SuperZheraSuperZhera
Yetkileriniz
- Konu açma yetkiniz yok.
- Cevap yazma yetkiniz yok.
- Eklenti yükleme yetkiniz yok.
- Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
-
Forum Kuralları
Yenitayfa Messenger
Bu Konuyu Paylaşın !